Başar Yılmaz’la Eğlenceli Sorular

Yazarımız Başar Yılmaz’a hem Kara Kışın Gün Işığı hem de Yaşadığımız Evler’i düşünerek bazı eğlenceli sorular hazırladık. Biraz da eğlenmek lazım, değil mi? 🙂

Yaşadığımız Evler bir film olsaydı ve yönetmen koltuğunda siz otursaydınız; “eserekli” Müyesser Hanım’ı ve “karanlıkta parlayan” Yılmaz’ı oynaması için Türk sinemasından (geçmiş veya günümüz) kimi seçerdiniz?

Müyesser o kadar kendine has bir karakter ki onu sırtlayacak oyuncuyu bulmakta zorlanmadım desem yalan olur. Onu yazarken kulağımda çınlayan bir sesi vardı. O sese Güven Hokna hayat verebilir gibi geliyor. Yılmaz için ise farklı isimlere gerek yok. Yılmaz Güney’in gençliği, “Balatlı Arif” filmindeki hali.

Sadi Bey’in kütüphanesinden “Rimbaud” ve “bir hatıra kitap” alıp çıkıyor Cihan. Siz bir yangın anında kendi kütüphanenizden tek bir kitabı kurtaracak olsanız, bu hangisi olurdu? 

Elim önce Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık’ına giderdi diye düşünüyorum. Tek kitap kurtarma şartını çiğneyip çaktırmadan Vedat Türkali’nin Bir Gün Tek Başına’sını da ceket cebime sokuştururdum gibime geliyor. 

Romanda karakterlerin ruh hâline göre şarkılar değişiyor. Şu an bu söyleşiyi yaptığımız anın fon müziği, kitabın arkasındaki karekod listesinden hangi parça olurdu?

Yaşadığımız Evler’i düşünürken aklımın bir köşesinde hep Bambi var. Çalışma masamda bu cevapları yazarken arkadan beni izlediğini düşünüyorum arada bir. Bu yüzden hiç durmadan Dönence çalıyor evde.

Kara Kışın Gün Işığı’ndaki Bekri Agâh ile Yaşadığımız Evler’deki Hoca bir rakı masasına otursalar, gecenin sonunda hesabı kim öder, kavgayı kim çıkarırdı?

İkisi de anlatmayı seven karakterler, masayı doldururlar, üçüncüye yer kalmaz. Kavga çıkarsa bunu daha dik kafalı biri olarak Bekri’den bilirim. Kalkarken hesabı veresiye yazdırırlar, bekle ki bir gün ödesinler…